Bu cümleyi okumaya başladığından beri dünyada birkaç bebek doğdu. Sayıyı kafamızda canlandırmak zor, o yüzden önce bölüp bakalım. Bu yazıda dünyadaki doğum sayısını saniyeden yıla taşıyacak, hangi ülkelerin bu sayıya en çok katkıda bulunduğuna bakacak ve doğum sayısının neden artık düşmeye başladığını konuşacağız. Rakamlar BM Dünya Nüfus Beklentileri 2024'ten alınmış yaklaşık değerlerdir.

Sayılarla bir gün

BM tahminlerine göre dünyada yılda yaklaşık 132 milyon bebek doğuyor. Bu rakamı 365'e bölersek günde yaklaşık 360 bin bebek eder. Saatte yaklaşık 15 bin, dakikada yaklaşık 250 bebek demektir. Saniyeye indirgersek yaklaşık 4 bebek: Bir kez gözünü kırptığında dünyada en az bir bebek daha doğmuştur.

SüreDoğan bebek (yaklaşık)
1 saniye4
1 dakika250
1 saat15.000
1 gün360.000
1 yıl132 milyon

Bu bebeklerin hepsi aynı sayıda ülkede doğmuyor. Birkaç ülke sayının büyük bölümünü oluşturuyor.

En çok doğumun olduğu ülkeler

Oyundaki veri setinde yıllık doğum sayısı en yüksek on ülke şöyle (bin değil, yaklaşık milyon):

SıraÜlkeYıllık doğum (yaklaşık)
1Hindistan23 milyon
2Çin9 milyon
3Nijerya7,7 milyon
4Pakistan6,9 milyon
5Endonezya4,5 milyon
6Demokratik Kongo4,5 milyon
7Etiyopya4 milyon
8ABD3,6 milyon
9Bangladeş3,4 milyon
10Brezilya2,5 milyon

Yalnızca Hindistan, dünyadaki doğumların yaklaşık yüzde 17'sini oluşturuyor. İlk dört ülke birlikte 46 milyonu aşıyor; bu, dünya toplamının üçte birinden fazla. Türkiye yaklaşık 950 bin doğumla bu listenin dışında, ama yaklaşık 70 ülke arasında orta sıralarda yer alıyor.

Dikkat çekici bir şey: Nüfusu en büyük ülke ile en çok bebek doğan ülke her zaman aynı değil. Çin uzun süre bu sıralamanın başındaydı; bugün doğum sayısı hızla düştüğü için Hindistan açık farkla önde. Nijerya, Pakistan ve Demokratik Kongo gibi ülkelerdeyse doğurganlık hızı yüksek olduğu için doğum sayıları yüksek kalmaya devam ediyor.

Hangi gün daha çok bebek doğar?

Yıllık rakamı 365'e bölmek ortalamayı verir, ama doğumlar yıl içinde eşit dağılmaz. Pek çok ülkede doğumlar yaz sonu ve sonbaharda hafifçe artar, hafta sonları ise planlı doğumların azalması nedeniyle sayı düşer. Bu mevsimsel dalgalanma ülkeden ülkeye farklıdır ve yüzde birkaç düzeyinde kalır. Bu yüzden "günde 360 bin" rakamını bir ortalama olarak okumak doğru olur. Sayfadaki canlı sayaç da yıl boyu sabit bir hızla ilerler ve gerçek bir anlık sayım değil, bu ortalamanın görselleştirmesidir.

Doğurganlık hızı düşüyor

Doğurganlık hızı, bir kadının hayatı boyunca ortalama kaç çocuk doğurduğunu gösterir. Nüfusun göçsüz hâlde sabit kalması için bu rakamın yaklaşık 2,1 olması gerekir. Veri setindeki ülkelere baktığımızda uçlar çok açık.

En düşük doğurganlıkKadın başına çocukEn yüksek doğurganlıkKadın başına çocuk
Güney Koreyaklaşık 0,7Çadyaklaşık 6,1
Hong Kongyaklaşık 0,8Nijeryaklaşık 6,1
Tayvanyaklaşık 0,9Somaliyaklaşık 6,1
Çinyaklaşık 1,0Demokratik Kongoyaklaşık 6,1
Ukraynayaklaşık 1,0Maliyaklaşık 5,7

Türkiye yaklaşık 1,5 ile yenilenme düzeyinin altında. Japonya yaklaşık 1,2, Almanya yaklaşık 1,4, İtalya yaklaşık 1,2. Yani gelişmiş ve orta gelirli ülkelerin çoğunda doğurganlık artık yenilenme eşiğinin altında. Dünya genelinde de rakam düşüyor. Bu düşüşün nedenleri arasında kentleşme, kadınların eğitimde ve iş hayatında daha çok yer alması, çocuk ölümlerinin azalması (daha az çocuğun kaybedileceğini bilmek, ailelerin daha az çocuk yapmasına yol açıyor) ve çocuk yetiştirmenin maliyeti sayılıyor.

1950'den bugüne dünya nüfusu

Doğum sayısı ile nüfus birbirinden farklı şeyler. Nüfus, doğumlar ve ölümlerin farkıyla büyür. Yaşam süreleri uzadıkça, doğum sayısı sabit kalsa bile nüfus artar. BM verilerinin özeti şöyle (nüfus ve yıllık doğum, milyon, yaklaşık):

YılDünya nüfusu (milyon)Yıllık doğum (milyon)
19502.49992
19603.019104
19703.695122
19804.444126
19905.316139
20006.149134
20106.986140
20207.841135
20258.232132
2030 (tahmin)8.546131

1950'den 2025'e dünya nüfusu yaklaşık 2,5 milyardan 8,2 milyara çıktı, yani yaklaşık 3,3 kat büyüdü. Yıllık doğum sayısı ise 1950'deki yaklaşık 92 milyondan, 1990 ve 2010 civarında 140 milyon düzeyine kadar yükselip sonra yavaşça geriledi. Bugün yaklaşık 132 milyon ve tahminlere göre 2030'da biraz daha azalacak.

Burada ilginç bir ayrıntı var: Doğum sayısı zirveden inmiş olsa da nüfus hâlâ artıyor. Çünkü ölenlerden daha çok bebek doğuyor ve insanlar daha uzun yaşıyor. Bu etki, dünya nüfusunun BM tahminlerine göre bu yüzyılın ikinci yarısında bir yerde tepe noktasına ulaşmasına yol açıyor.

Doğum sayısı neden düşerken nüfus büyüyor?

Bu ilk bakışta çelişkili görünüyor ama basit bir mantığı var. Nüfus bir havuza benzer: Doğumlar havuza su ekler, ölümler su çeker. Doğum sayısı 140 milyondan 132 milyona inse de dünyada her yıl yaklaşık 60 milyon kişi ölüyor; fark yaklaşık 70 milyon kişilik net bir artış bırakıyor. Üstelik insanlar uzun yaşadığı için havuzdan çıkan su azaldı. Bu yüzden yıllık doğumlar azalmaya başlamış olsa da nüfus büyümeye devam ediyor ve BM tahminlerine göre ancak bu yüzyılın ikinci yarısında bir doruğa varacak. Ölüm sayısı rakamı yaklaşıktır ve kaynaktan kaynağa değişir.

Ülkeler arasındaki fark ise çok büyük. Güney Kore'de yıllık doğum yaklaşık 230 bin ve doğurganlık yaklaşık 0,7. Bu hızla, bir kuşak sonra doğan çocuk sayısı ebeveynlerinin yarısından azdır. Nijer'de doğurganlık yaklaşık 6,1 ve yıllık doğum yaklaşık 1,2 milyon; bu hızla nüfus kısa sürede katlanır. Dünya ortalaması bu iki uç arasında bir yerde duruyor ve her geçen yıl yenilenme düzeyine biraz daha yaklaşıyor.

Bu sayıların oyunla ilişkisi

Doğum Piyangosu'nda hangi ülkede doğacağını belirleyen şey tam olarak bu doğum sayıları. Zar atıldığında, her ülke yıllık doğum sayısıyla orantılı bir şansa sahip olur. Hindistan'da doğma ihtimalin, listedeki 70 ülke içinde yaklaşık yüzde 20; Japonya'da yaklaşık yüzde 0,6. Ana sayfadaki "Şu an doğsaydın" bölümü, en olası sekiz ülkeyi bu oranlarla gösterir. Sayfadaki canlı sayaç da yukarıdaki yıllık sayıdan çıkarılan doğum hızıyla ilerler.

Doğumların bu kadar eşitsiz dağıldığını görmek, doğum piyangosunun neden bir mesele olduğunu da gösteriyor. Dilersen oyuna geçip kendi ülkeni çekebilirsin.